Telefonu ilk açtığımda hayatımın bu iki kelimeyle tamamen altüst olacağını bilemezdim
Yılların Sessizliği ve Yeniden Başlangıç
Fotoğrafın getirdiği şokla nefesim kesilirken, telefondaki kadın Derya’nın o gece yaşadığı korkunç bir paniği anlattı. Sahilde tanımadığı insanlarla karşılaştıktan sonra büyük bir korkuya kapılmış, geçmişin veailerinin yüzüne gözüne bulaşmasından korktuğu için kimseye ulaşamamıştı. Uzak bir şehirde bambaşka bir hayat kurmuş, defalarca beni aramayı düşünmüş ama her seferinde aynı korkuya yenik düşmüştü.
“Peki şimdi nerede?” diye çığlık attım. Cevap vermeden önce uzun bir sessizlik oldu: “Bunu size kendisinin söylemesini istiyor.”
Ertesi gün bana gönderilen adresin yazılı olduğu küçük sahil kasabasına doğru yola çıktım. Arabadan indiğimde dizlerim birbirine vuruyordu. Ya yıllardır beklediğim bu rüya gerçek değilse? Ya kapıyı açan kişi yabancı biri çıkarsa?
Titreyen ellerimle zile basacakken, ahşap kapı yavaşça açıldı. Karşımda otuz yaşlarında bir kadın duruyordu. Gözleri dolmuştu. Ben kelimeleri tamamen kaybetmiştim. O ise sadece tek bir kelime fısıldadı:
— “Anne…”
O an, yıllardır içimde dondurduğum bütün buzlar eridi. Ne hesap sordum ne de nedenini aradım. Sadece sarıldık, uzun uzun, hıçkırırcasına ağladık. Derya kulağıma eğilip “Beni affeder misin?” diye mırıldandı. Yüzünü ellerimin arasına alıp gülümsedim: “Ben seni kaybettiğim gün affetmem gereken hiçbir şey olmadığını öğrendim. Sen hayattaysan, benim için gerisi önemli değil.”
Birkaç ay sonra Derya yeniden benimle yaşamaya başladı. İlk zamanlar birbirimize alışmakta zorlansak da pazar kahvaltıları, eski fotoğraflar ve yarım kalan hikâyelerimizle yaralarımızı sardık. Bir gün bana gülerek, “Anne, benim için hâlâ 18 yaşındaymışım gibi davranıyorsun” dedi. Gözlerim dolarak cevap verdim: “Çünkü seni en son 18 yaşında görmüştüm.”
Derya’nın kaybolduğu gün hayatım durmuştu; ama onu yeniden bulduğum gün anladım ki umut, her zaman beklediğimiz kişinin aynı şekilde dönmesi değildir. Bazen umut, yıllar sonra kapının çalması ve sevdiğiniz insanın size yeniden o sihirli kelimeyi söylemesidir. Artık Derya’nın odasındaki mavi elbise geçmişi bekleyen bir hatıra değil, kızımın yeniden başladığı hayatın ilk adımıydı.
